1. Haberler
  2. Köşe Yazıları
  3. Seçmen ve denge siyaseti üzerine

Seçmen ve denge siyaseti üzerine

featured

Gündeme ilişkin hangi konuda yazmak istesem daha yazıya başlamadan gündemin değiştiği bir ortamda, en iyisi yerel seçimler hakkında yazmak dedim.

Her ne kadar anlık değişiklikler olsa da kamuoyundaki yaygın kanaat, Ak Parti’nin yerel seçimlerde büyük bir zafer kazanacağı yönünde. Ben açıkçası ortada çantada keklik bir seçim görmüyorum.

Hafıza tazeleyelim: 2023 seçimleri öncesi yapılan Anayasa Mahkemesi Başkanlığı seçimlerinde hükümet kanadının desteklediği aday İrfan Fidan seçimi kaybetmişti. Nispeten muhalif diyebileceğimiz Zühtü Arslan tekrar başkan seçilmişti.

2021 yılında Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı seçimlerinde kendisi için kanun dahi çıkarılmış Metin Feyzioğlu, hükümetin her türlü desteğine rağmen seçimi kaybetmişti. Muhalif aday Erinç Sağkan başkan olmuştu.

2019-2020 yıllarında AK Parti kendi içerisinden Gelecek ve Deva Partilerini çıkarmıştı, Ak Parti’den kopanların yeni adresi bu iki siyasi parti olmuştu.

2019 yılında ise muhalefet büyük bir zafer kazanmış, Ankara ve İstanbul büyükşehir belediyelerini uzun yıllar sonra iktidar kanadından çekip almıştı.

Bütün bu olaylar, ülkede 2002 benzeri bir siyasi depremin yaşanacağı ve Ak Parti’nin 2023 seçimlerini kaybedeceği yönünde kanaat oluşturmuştu fakat öyle olmadı. Tüm dünyada yükselişte olan milliyetçilik merkezli siyasi söylem 2023 seçimlerine sirayet etti ve Ak Parti tekrardan seçimi kazandı.

Gelelim bugüne…

Nasıl ki 2023 öncesi siyasi gelişmeler, Ak Parti’nin aleyhine iken sonuç lehine olmuştu; bugün ise tam tersi Ak Parti’nin arkasındaki rüzgâr hezimetle sonuçlanabilir. Yani 2024 seçimlerini kaybedebilir.

Şunu kastediyorum: 2023 seçimlerinde milliyetçi hassasiyetlerle kerhen iktidar partisine oy veren seçmen, ülkede dengeyi sağlamak adına 2024 yerel seçimlerinde Ak Parti adayının karşısındaki en güçlü adayı destekleyip iktidar kanadının mutlak güç olmasını engelleyebilir. Artık buna Anadolu İrfanı mı dersiniz, feraset mi yoksa siyaset mi bilmem. Demem o ki seçmen denge siyaseti izleyebilir. Şu ortamda alternatif olan adaylar ve partiler, beklenenin üzerinde oy alabilir. Seçmen illa bunu CHP’nin adayları üzerinden yapacak diye bir kaide de yok. Herkes olabilir.

Bu düşüncemin en temel dayanağı elbette ki ekonomik. Yani son zamlar. Seçmen şunu çok iyi biliyor: eğer Ak Parti mutlak güç olursa, halk son zamları bile arayacak hale gelecek. Genel siyasette milliyetçi söylem tahkim edildiğine göre, artık seçmenin güç dengesini sağlayacak tepkiyi ortaya koyması çok olası. Demem o ki, Ak Parti’nin işi zannedildiği kadar kolay değil.

Bana kalırsa Tayyip Erdoğan sonrası dönemde taşların yerli yerine oturması için iktidar ve muhalefet arasında güç dengesi şart. İleride yazacağım…

Seçmen ve denge siyaseti üzerine
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Giriş Yap

Egesonhavadis ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin