9 Eylül resepsiyonu sonrası kritik soru: AK Parti İzmir, Tugay’ı gerçekten istiyor mu?

“AK Parti’ye geçecek” iddiaları gündemden düşmeyen ve yoluna bağımsız devam eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, 95’inci İzmir Enternasyonal Fuarı’nın açılışına ve 9 Eylül Resepsiyonu’na ev sahipliği yaptı.

Gündem Yayın: 09 Eylül 2026 - Çarşamba - Güncelleme: 09.09.2026 15:03:00
Editör -
Okuma Süresi: 7 dk.
Google News

İki organizasyon da Başkan Tugay’ın İzmir siyasetindeki temas kapasitesini ölçmek açısından güçlü birer test oldu.

Belediye başkanı, şehrin sorunlarıyla ilgilenir ancak makamın kendisi doğal olarak kentin siyasi merkezlerinden biridir. Milletvekillerini, ilçe belediye başkanlarını, parti örgütlerini, iş dünyasını ve kent aktörlerini belli günlerde aynı masanın çevresinde toplayabilmesi de siyasi ağırlığının göstergelerinden biridir.

İki organizasyondaki katılıma “tesadüf” demek zayıf kalabilir

İEF açılışında ortaya çıkan tablo oldukça çarpıcıydı. İzmir milletvekillerinden hiçbiri törende yer almazken AK Parti, CHP ve YENİ Parti il başkanlarının koltukları da boştu. Belediye başkanlarının katılımı ise sınırlı kaldı.

İş dünyasının önemli isimlerinden İzmir Ticaret Odası Başkanı Mahmut Özgener de açılışta yoktu. Geçmişte EGİAD’ın ve BASİFED’in başkanlıklarını yapan YENİ Parti İzmir Milletvekili Seda Kaya Ösen dahi protokolde yer almadı.

Cemil Tugay, konuşmasında merkezi yönetim, yerel yönetimler ve iş dünyasının kent meselelerinde aynı hedef etrafında buluşması gerektiğini özellikle vurgulamıştı. “Ortak İzmir” söylemi ancak boş koltuklara söylenmiş oldu.

Dün düzenlenen 9 Eylül resepsiyonunu İEF açılışından bağımsız değerlendirmemek gerektiğini düşünüyorum. İEF’e katılmamak tek başına siyasi mesaj sayılmayabilirdi. Siyasetçilerin kendi programları ya da kişisel mazeretleri olabilirdi. Ancak aynı tablo birkaç gün içinde ikinci kez ortaya çıkarsa “tesadüf” açıklaması zayıf kalabilir.

YENİ Parti’nin tavrı ve CHP’nin beklentisi

9 Eylül gibi İzmir için son derece sembolik olan bir günde Büyükşehir Belediye Başkanı’nın verdiği resepsiyona milletvekili olarak sadece YENİ Partili Ümit Özlale katıldı. Geriye kalan 27 milletvekili resepsiyonda yoktu.

YENİ Parti ve AK Parti’nin il başkanları katılmazken gecenin sürprizini CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü yaptı.

YENİ Parti’nin Özlale dışındaki siyasi aktörlerinin iki organizasyonda da görünmemesi, Özlale’nin katılımının kurumsal bir temsilden ziyade bireysel bir katılım görüntüsü oluşturduğunu söylemeyi mümkün kılıyor.

CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü’nün katılımı ise oldukça anlamlıydı. Gümrükçü’nün katılımını yalnızca protokol gereği olarak okumamak gerekiyor. CHP açısından Tugay’la siyasi köprüler tamamen atılmış değil.

Üstelik resepsiyonda çok sayıda CHP’li ilçe belediye başkanının bulunması, CHP’nin yerel siyaset ayağının Tugay’la temasını ve beklentisini sürdürdüğünü gösteriyor. Milletvekilleri düzeyinde ise aynı sıcaklıktan söz etmek mümkün değil.

Belediye başkanlarının resepsiyona katılımının ise İEF’ten bir tık fazla olduğunu söylemek mümkün.

Peki yoluna bağımsız devam eden Cemil Tugay, kentte bağımsız bir siyasi merkez oluşturabiliyor mu?

İki organizasyonun verdiği cevap, şimdilik çok güçlü biçimde “evet” değil.

Bağımsız bir Büyükşehir Belediye Başkanı’nın siyasi gücü, farklı partilerden aktörleri kent gündemi etrafında buluşturabilmesiyle de ölçülür. İEF bunun için mükemmel bir zemindi. 9 Eylül ise bundan bile güçlü bir ortak paydaydı.

İki organizasyon, Cemil Tugay’ın hangi partiye yakın olduğunu değil, bütün partilerin Tugay’a hangi mesafede durduğunu gösterdi.

YENİ Parti kurumsal olarak uzak, CHP kapıyı tamamen kapatmış değil, AK Parti ise geçiş iddialarına rağmen görünür biçimde mesafeyi koyuyor.

AK Parti’nin İzmir siyaseti Cemil Tugay’ın transferini “gerçekten” istiyor mu?

İki organizasyon üzerinden AK Parti’ye bir parantez açmak gerektiğini düşünüyorum.

Transfer konusu aylardır konuşuluyor. İddialar geliyor, yalanlamalar geliyor, ardından yeni iddialar ortaya atılıyor. Programdan önce bile transfer tarihi verenler oldu.

Sahadaki fotoğrafa baktığımızda ise durum ilginç.

Tugay’ın adı en fazla AK Parti ile anılıyor ancak Büyükşehir’in iki önemli organizasyonunda AK Parti’nin siyasi temsili yok. AK Partili siyasetçilerin iki etkinlikte de bulunmaması, Başkan Tugay’ın AK Parti’ye geçeceğinin konuşulduğu süreçte bir hayli manidar.

Mahmut Atilla Kaya’nın ve Ceyda Bölünmez Çankırı’nın çıkışları

Son dönemde AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya ve AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı’nın aldığı siyasi tavır dikkat çekiyor.

Kaya neredeyse her gün İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni hedef alan bir açıklama yapıyor. Eleştirinin dozunu da giderek yükseltiyor. Çankırı’nın ise son günlerde Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik eleştirilerini artırdığı görülüyor.

İnsanın aklına şu sorular geliyor:

AK Parti, Cemil Tugay’a neden mesafeli? Kentin iki siyasi figürü, birkaç ay sonra kendi partisine katılması ihtimali bulunan bir belediye başkanına neden bu kadar yüksek perdeden muhalefet eder? AK Parti içerisinde Tugay transferine sıcak bakmayan bir damar var mı?

Tugay’ın AK Parti’ye katılması sıradan bir belediye başkanı transferi olmayacak.

Tugay parti içerisinde nerede konumlanacak? İzmir teşkilatıyla ilişkisi nasıl olacak? Mevcut milletvekilleri ve parti kadrolarıyla nasıl bir güç dengesi kurulacak? Ve en önemlisi; 2029’da Büyükşehir adayı kim olacak?

Kaya’nın ve Çankırı’nın aldığı pozisyonun siyasi anlamı bu soruların yanıtında bulunabilir.

Meseleyi düz biçimde “Kaya ve Çankırı Tugay’ı istemiyor” olarak yorumlamak da yetersiz olabilir. Ankara’nın Tugay hesabıyla İzmir’in Tugay hesabının birebir aynı olduğunu varsaymak hata olabilir.

İki organizasyon da bir siyasi güç testi oldu

Toparlarsak;

İki organizasyonda da Tugay’ın gelecekteki siyasi adresine ilişkin net bir işaret görmedik.

CHP kapıyı tamamen kapatmış görünmüyor.

YENİ Parti artık Tugay’a kurumsal olarak mesafeli davranıyor.

AK Parti ise iki organizasyon üzerinden yorumlarsak sahada en görünür mesafeyi koyan parti durumunda.

İEF ve 9 Eylül resepsiyonu farkında olmadan bir siyasi güç testine dönüştü.

Bu testin en zor sorusu ise şu oldu:

AK Parti’nin İzmir teşkilatı “gerçekten” Tugay’ı istiyor mu?

Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.