AK Parti’li Kaya’dan “Sünger Kent” projesine ilişkin eleştiri
AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, İzmir Büyükşehir Belediyesinin “Sünger Kent” projesine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, projenin uygulanmadığını öne sürdü.

Kaya, yaptığı açıklamada, önceki İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer döneminde gündeme getirilen projenin mevcut yönetim tarafından sürdürülmediğini savundu.
“Proje rafa kaldırıldı”
Yerel yönetimlerin uygulama noktasında yetersiz kaldığını iddia eden Kaya, “Bir önceki en üst yerel yöneticimiz suyla ilgili bir proje ortaya koymuştu. Sünger kent İzmir. Maalesef yerel yöneticilerimiz hep söylerler ama icraat noktasında hiçbir iş yapmazlar. Şehrimizdeki yerel yöneticilerinin kendi aralarındaki kavgalardan bu proje de raftan kalktı, gitti.” ifadelerini kullandı.
“Yağmur suyu yönetimi kritik”
Modern şehircilikte yağmur suyu yönetiminin önemine dikkati çeken Kaya, sünger şehir yaklaşımının kent planlamasında önemli bir alternatif sunduğunu belirtti.
Kaya, “Modern şehircilikte hedef, yağmur suyunu mümkün olan her yerde yavaşlatmak, emdirmek, depolamak ve yeniden kullanmaktır. Sünger şehir mantığında kent, sert ve geçirimsiz bir beton yüzeyi değil, yağmur suyunu emebilen, tutabilen ve yeraltına sızdırabilen bir ekosistem olarak tasarlanır.” değerlendirmesinde bulundu.
Geçirgen yüzeyler, yeşil alanlar ve yağmur bahçeleriyle suyun toprağa kazandırılabileceğini ifade eden Kaya, bu sistemlerin taşkın riskini azaltabileceğini kaydetti.
“Taşkın riski azaltılabilir”
Bilimsel çalışmaların yağmur suyu ayrıştırma sistemlerinin taşkın riskini yüzde 30 ila 50 oranında azaltabileceğini gösterdiğini belirten Kaya, İzmir’de yaşanan su baskınlarına da değindi.
Kaya, “Yerinde tutulan yağmur suyu, barajlara ulaşamayan kaybın önemli bir kısmını telafi edebiliyor. Pandemi sonrası iklim krizini daha fazla konuşuyoruz ama hala eski yöntemlerle yeni iklimi yönetmeye çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.
“İzmir kararını vermeli”
Kaya, açıklamasında İzmir’in su yönetimi konusunda tercih yapması gerektiğini vurgulayarak, şu değerlendirmelerde bulundu:
“İzmir için mesele şu; her yağmur yağdığında yağmuru denize atan bir şehir mi olacağız, yoksa yağmuru depolayan, emen, yöneten, geleceğe saklayan bir şehir mi olacağız? Yağmur yağınca sevinen değil, yağmur yağmadan hazırlığını yapan kentler ayakta kalacak. Diğerleri ise her sağanakta aynı tabloyu izlemeye devam edecek. İzmir kararını vermeli.”







