Aziz Kocaoğlu’ndan iktidara İzmir eleştirisi: Yerel yönetimlere söyleyecek laf yok
İzmir Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Aziz Kocaoğlu, yerel gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Yerel konulara dair açıklamalarda bulunan Kocaoğlu, hükümetin İzmir’e yönelik yaklaşımını eleştirirken, İzmir Büyükşehir Belediyesine ait bazı taşınmazların Vakıflar Genel Müdürlüğüne devri, yerel yönetimlerin performansı ve kentteki bazı projeler hakkında görüşlerini paylaştı.
“Bu kenti yok sayamazsın”
Hükümetin İzmir’e yönelik yaklaşımını değerlendiren Kocaoğlu, İzmir’in Türkiye’nin en büyük şehirlerinden biri olduğunu belirterek kentin yok sayılmasının yanlış olduğunu ifade etti.
Görev yaptığı dönemde farklı partilere mensup belediyelerle birlikte çalıştığını dile getiren Kocaoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Ben göreve geldiğimde CHP’den beldelerde diğer partilerin belediyeleri vardı. ANAP dahil olmak üzere. Onların hepsiyle geçindik. Burası CHP’nin kenti değil ki. Burası Türkiye Cumhuriyeti’nin üçüncü büyük kenti. Ekonomisi en güçlü kentlerden bir tanesi. Kendi kendine yetebilen belki de tek kent. İstanbul’un durumu ayrı, orası farklı bir yer. Sen bu kenti yok sayamazsın. Yok sayarsan hata yaparsın, bu kent de sana oy vermez.”
“Yerel yönetimlere söyleyecekleri bir şey yok”
AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan’ın açıklamalarını da değerlendiren Kocaoğlu, iktidarın İzmir’deki yerel yönetimlere yönelik eleştirilerinin temelsiz olduğunu savundu.
AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya’nın İzmir’in hükümetten 130 milyar lira kaynak kullandığı yönündeki açıklamalarına da değinen Kocaoğlu, bu kaynakların belediyelere verilen kanuni paylardan oluştuğunu söyledi.
Kocaoğlu, konuya ilişkin şunları kaydetti:
“Ben Eyyüp Kadir İnan’ı tanımıyorum. Basındaki demeçlerinden okuyorum. Bir defa son derece agresif. İktidar partisinin genel sekreterlik koltuğunda oturan bir adamın eleştirisinden duruşuna, söylemine varıncaya kadar son derece yanlış. Buna cevap vermeye bile değmez. Ben mesela belediye başkanı olsam o arkadaşa hiç cevap vermezdim. Cevap verilecek bir şey söylemiyor çünkü. Aynı şekilde Mahmut Atilla Kaya da. Bunlar farklı arkadaşlar. Her gün konuşuyor, ne konuşuyorsun? Konuştuğun ne? Yaptığın ne? İzmir’de yerel yönetimlere iktidar partisinin söyleyeceği bir laf yok. Ne yapmış da İzmir’e ne söyleyecek?”
“130 milyar lira kanuni ödenek”
Kocaoğlu, hükümet tarafından İzmir’e aktarıldığı ifade edilen 130 milyar liranın belediyelere nüfus ve yasal düzenlemeler çerçevesinde verilen ödenek olduğunu belirterek bunun yatırım desteği olarak sunulmasının doğru olmadığını söyledi.
“130 milyar lira verdiğin para, belediyelere verilen kanuni ödenek. Her belediyeye verdiğin nüfusuna göre, yasasına göre hesaplanmış para. Sen İzmir’e ne yatırım yaptın?” diyen Kocaoğlu, İzmir’e yönelik yatırımların yetersiz olduğunu ileri sürdü.
Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devir eleştirisi
Kocaoğlu, İzmir Büyükşehir Belediyesine ait Egemenlik Binası, Meslek Fabrikası ve eski gasilhanenin Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredilmesini de eleştirdi.
Meslek Fabrikası’nın kendi döneminde hayata geçirilen önemli bir proje olduğunu belirten Kocaoğlu, bu tesisin gençlerin meslek edinmesi amacıyla kurulduğunu söyledi.
Egemenlik Binası’nın ise İzmir halkının katkılarıyla inşa edilerek belediyeye bağışlandığını ifade eden Kocaoğlu, söz konusu taşınmazların devredilmesinin doğru olmadığını savundu.
“Siyasi partiler birbirinin varlık nedeni”
Siyasi partilerin birbirinin rakibi olsa da düşmanı olmadığını belirten Kocaoğlu, siyasetçilerin vatandaşlar arasında ayrım yapmaması gerektiğini vurguladı.
Kocaoğlu, “Siyasi partiler birbirinin düşmanı değil, siyasi partiler birbirlerinin varlık nedeni. Bugün sen iktidardasın yarın başkası iktidarda olacak ama demokrasi varsa. Bir siyasetçi bana oy verdi vermedi diye insanları ayıramaz.” ifadelerini kullandı.
“Büyükşehir Belediye Başkanı kentin abisidir”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile ilçe belediye başkanları arasında zaman zaman gündeme gelen tartışmalara da değinen Kocaoğlu, büyükşehir belediye başkanının kentte koordinasyonu sağlayan konumda olduğunu söyledi.
İlçe belediye başkanlarının eleştiri hakkının bulunduğunu belirten Kocaoğlu, “Büyükşehir Belediye Başkanı kentin abisidir. İlçe belediye başkanlarının büyükşehir belediye başkanını eleştirmeye tabii ki hakkı vardır ama kaptan da Büyükşehir’dir.” değerlendirmesinde bulundu.
“Büyük proje yapmak tek başına yeterli değil”
Yerel yönetimlerde temel hizmetlerin aksatılmaması gerektiğini ifade eden Kocaoğlu, belediyelerin öncelikle altyapı, ulaşım ve sosyal hizmetleri yerine getirmesi gerektiğini söyledi.
Kocaoğlu, “Büyük proje yaparak büyük belediye başkanı olunmaz. Önce suyu akıtacak, arıtmayı çalıştıracak, otobüsler çalışacak, yollar yapılacak. Bunlar belediyenin asli görevleridir.” dedi.
Basmane Çukuru değerlendirmesi
İzmir’in uzun yıllardır gündeminde olan Basmane Çukuru projesine de değinen Kocaoğlu, konunun uzun süredir çözülemeyen bir sorun haline geldiğini ifade etti.
Belediyenin hem kamunun hem de yatırımcıların haklarını gözeterek çözüm üretmesi gerektiğini belirten Kocaoğlu, mevcut ekonomik koşullar dikkate alınarak kaynak yaratacak çözümlerin değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
“Borçların ödenmesi için gerekli adımlar atılmalı”
Belediyelerin mali durumunun zorlaştığını belirten Kocaoğlu, borçların sürdürülebilir şekilde yönetilmesi gerektiğini ifade etti.
Gerekli durumlarda belediyelerin bazı taşınmazlarını değerlendirerek kaynak yaratabileceğini belirten Kocaoğlu, “Borçların ödenmesi için ne yapılması gerekiyorsa yapılmalı ancak bunun kamuoyuna açık şekilde anlatılması gerekir.” değerlendirmesinde bulundu.







