İzmir Körfezi için 70 yıllık kirlilik uyarısı
Uluslararası İzmir Körfez Konferansı’nın sonuç bildirgesinde Körfez’in çok katmanlı bir ekolojik krizle karşı karşıya olduğu belirtildi. Bilim insanları, yaklaşık 70 yıllık kirlilik birikiminin kritik eşiklere ulaştığı uyarısında bulundu.

İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde düzenlenen Uluslararası İzmir Körfez Konferansı’nın sonuç bildirgesi yayımlandı. 26-28 Mart 2026 tarihlerinde İZSU, İZDENİZ ve İzmir Planlama Ajansı iş birliğiyle gerçekleştirilen konferansta, Türkiye’den ve dünyadan bilim insanları bir araya geldi. Bildirgede, İzmir Körfezi’nin yalnızca yerel değil küresel ölçekte bir çevre sorunu haline geldiği ifade edildi.
Bilimsel değerlendirmelere göre Körfez’in; ötrofikasyon (aşırı besin yükü), zararlı alg patlamaları, mikroplastik kirliliği, sediment bozulması ve biyoçeşitlilik kaybı gibi ciddi tehditlerle karşı karşıya olduğu belirtildi. Özellikle İç Körfez’de çözünmüş oksijen seviyesinin kritik düzeylere düşmesinin, balık ölümleri ve habitat kayıplarını artırdığı kaydedildi.

“70 yıllık birikim” vurgusu
Konferansta değerlendirmelerde bulunan Işıkhan Güler, kirliliğin uzun yıllara dayandığını belirterek, “Yaklaşık 70 yıllık bir kirlilik birikimi söz konusu. Geçmişte yapılan iyileştirmeler kalıcı olmadı. Bugün ekosistem kritik eşiklere yaklaşmış durumda” ifadelerini kullandı.
Körfezdeki kirliliğin önemli kaynaklarından biri olarak Gediz Nehri ve bağlı havzalar gösterildi. Bildirgede, tarım, sanayi ve yerleşim kaynaklı atıkların dereler aracılığıyla Körfez’e taşındığı, aşırı besin yükünün deniz marullarının kontrolsüz çoğalmasına neden olduğu ve bunun yaz aylarında alg patlamalarını tetikleyerek oksijen seviyesini düşürdüğü belirtildi. “Gediz temizlenmeden Körfez temizlenmez” vurgusu öne çıktı.
Sorunun boyutu genişliyor
Bilim insanları, mevcut sorunun yalnızca anlık kirlilik değil, yıllar içinde biriken kirleticilerin yönetimi olduğunu ifade etti. Dip çamurunda biriken ağır metaller, organik kirleticiler ve sediment yapısının kirletici kaynağa dönüşmesinin ekosistem üzerinde sürekli baskı oluşturduğu kaydedildi.
Bütüncül çözüm önerileri
Uzmanlar, sorunun çözümünün tek bir yöntemle mümkün olmadığını, kademeli ve çok yönlü bir strateji gerektiğini belirtti. Kısa vadede zararlı alg patlamalarına karşı müdahale yöntemleri ve oksijenlendirme çalışmaları, orta ve uzun vadede ise dip tarama ve sediment yönetimi, ileri biyolojik arıtma sistemleri, kirliliğin kaynağında önlenmesi ile deniz çayırları ve ekolojik restorasyon çalışmaları önerildi.
İzleme ve erken uyarı sistemi çağrısı
Körfez yönetiminde sürekli izlemenin önemine dikkat çeken uzmanlar, gerçek zamanlı veri sistemlerinin kurulması, erken uyarı mekanizmalarının devreye alınması ve kurumlar arası koordinasyonun artırılması gerektiğini vurguladı.
“Sağlıklı Körfez için adım atılmalı”
Sonuç bildirgesinde, İzmir’in bilimsel çalışmalar ve altyapı yatırımlarıyla örnek bir model oluşturabileceği ifade edilerek, “Sağlıklı bir Körfez için bir adım daha atma zamanı” çağrısı yapıldı. Körfezin korunmasının yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin de sorumluluğu olduğu hatırlatıldı.







