Tutuklu Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel CHP’den istifa etti
Tutuklu Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, CHP’den istifa ettiğini açıklayarak, parti içinde siyaset yapma olanağının kalmadığını savundu.

Tutuklu Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) istifa ettiğini açıkladı.
Günel, “Partim CHP, elbirliği ve işbirliği içinde işgal edilmiştir” derken, “CHP’de siyaset yapma olanağı kalmamıştır” ifadelerini kullandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, CHP’de yaşanan “mutlak butlan” sürecine tepki gösterirken, parti içinde siyaset yapma imkanının kalmadığını savundu.
Ne olmuştu?
İstanbul merkezli “rüşvet” ve “irtikap” iddialarına ilişkin soruşturma kapsamında 13 Mart’ta gözaltına alınan ve 16 Mart’ta tutuklanan Ömer Günel, yazılı açıklamayla CHP üyeliğinden ayrıldığını duyurdu.
“Partim CHP işgal edilmiştir”
Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, CHP’de yaşanan sürece ilişkin değerlendirmesinde kurultayların iptal edilmesini ve eski yönetimin yeniden partinin başına atanmasını eleştirerek şunları söyledi:
“Anayasaya, milli iradeye, hukuka, siyasi teamüllere aykırı bir şekilde siyasi saikle, yerel mahkemece verilen ‘mutlak butlan’ kararı ile halk iradesine dayanan kurultaylar iptal edilmiş, eski genel başkan ve yönetim partinin başına atanmıştır.
Partim CHP, elbirliği ve işbirliği içinde işgal edilmiştir.”
“CHP’de siyaset yapma olanağı kalmamıştır”
Günel, söz konusu sürecin CHP’nin temel değerleriyle bağdaşmadığını savunarak, parti içinde yürüttüğü siyasi faaliyetlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Ömer Günel, CHP’den istifa gerekçesini açıklarken şu ifadeleri kullandı:
“CHP’de siyasi faaliyetimi yürütmemin nedeni; partimin Cumhuriyet’in temel ilkeleri olan demokrasi, hukuk devletine olan inancı ve tüzük dahil geleneksel prensipleridir. Pek tabii ki, bu prensiplere sadık temsilcileridir.
Geldiğimiz süreçte inandığım tüm bu değerlere aykırı tutum içinde partim dizayn edilmeye, iktidar iddiasından vazgeçmeye zorlanmış, mutlak butlan kararı ile gelen yönetimler de bu dizayn çabalarının işbirlikçisi, ortağı olmuşlardır.
Bu işgal sona ermedikçe, baba ocağı diye ifade ettiğimiz CHP’de siyaset yapma olanağı kalmamıştır. Dahası, parti içinde mücadele ederek kaybedilecek zaman da yoktur.
Cumhuriyet, demokrasi, hukuk devleti ideali ve mücadelesinin kaybedecek zamanı da yoktur. Tarih doğru yanında durma zamanıdır. Bu nedenle CHP’den istifa ediyorum.”







